3/7/2008

selinden secmeler :)) yas 4

selinden secmeler :))

olay 1:
anne ama senin saclarin kirmizi.
- evet bebegim ????
- ama rapunzelinkide sari.
- evetttt...!
- peki ben simdi pamuk prenses mi oluyorum, uyuyan guzel mi ?
- Sen selin prenses oluyorsun, benim minik prensesim yani :)
- o zaman neden bir prens gelip beni opmuyor, neredeyse butun prensesleri optu. !!!!!!!!!!


olay 2:
selinin saclarini tarayip duzgunce toplamaya calisirken, selinden aynen su cumle cikti;

" anne saclarimin tepesini topla ama arkalar acik kalsin. Oyle daha dogal ve guzel oluyor." ( ben saskin bakakaldim... nasil yani... bu yastami basladi Yarabbim)


olay 3:
" ben annemin bedavasiyim... hani kolanin yaninda kucuk kutu kola promosyonu veriyorlar ya... oyle iste...


olay 4:
" bir tuba vardi cani sikilan, cani sikilan. Turk-Sel'in geldi sikinti bitti, sikinti bitti... "


olay 5:
- Anne sen akrepsin degil mi?
- ben de akrebim dimi?
- eee nurettin dedemde akrep.. ama ahmet dedem degil
- evet annecim o baska burctan
- keske oda akrep olsaydi. ama boylede guzel biz ucu bir aradali nescafe gibiyiz. :)
"


13/11/2006

minik cadiya

Seninle yaşıyorum ben bana kattıklarınla, sevgi dolu bakışlarınla...
Seninle yaşadığımı hissediyorum,
her günüm her gecem sana akıyor sanki.
Beraber büyüyüp, beraber ağlayalım istiyorum.
Bir olalım hep biz olalım,
sağlıklı ve mutlu yaşayalım.
Sevgimiz arttıkça çoğalalım.
Bir bütünün parçalarını bozmayalım.
Hayatımızda eksik kalanları birleştirmesini bilelim istiyorum.
Birbirimizle var olalım.
Sen, ben, ailem...
Seninle hayata gülümsüyoruz biz.
Ne mutlu bize diyorum.
Senin gibi bir kız evlada sahibiz.
Her zaman bize uyum sağladın
ve melek gibi bir kız olup hiç üzmedin anneni.
Ve sen serpilip güzelleştikçe yorgunluğum azaldı.
Sen benim yaşama sevincim oldun meleğim.
Sen büyüdükçe içimde seninle birlikte ekilen tohumda büyüdü,
fidan oldu yeşerdi şimdi.
Bilemem ki belki bir gün gelecek
sen de annen gibi güzel meyveler verecek misin tatlı kuzum.
O günleri görmek senin mutluluğunu paylaşmak en büyük dileğim. 
Ama öğrendim ki ne kadar paylaşırsam hayatımı
o kadar güzelleşip çoğalıyorum.
Her damlasını doya doya yaşıyorum.
Ben seninle varolduğumu daha iyi anladım
ve seninle hep gurur duydum.
İyi ki doğdun yavrum.

Annen

8/10/2006

teletabi

Bu teletabiler ne güzel şeymiş. Sağ olsun Gülhancım imdadıma yetişti. Hemen bir cd gönderdi bize. Onu izlerken bir gülüyor seviniyor sormayın. Arada benimle birlikte izlemek istiyor. Oturup izliyoruz.

 

Selin bir sevdi bir sevdi anlatamam. Şimdi her sevinçli anlarımızda bile onların dediği tarza ve tonda aaa aaaaaa diyoruz ailecek. Eğer yapmasak selin tek tek yüzümüze bakıyor ve yapmamızı bekliyor. Yapmasak ne mi oluyor ne siz sorun ne ben söyleyeyim.

 

Dans şekli bile değişti onların yaptığı gibi adımlarını atıyor. Tabiî ki ilk başlarda hoşuma gidiyordu… Benimde selinin de. O izlerken bende rahat rahat iş yapabiliyordum. Ama şimdi baya bir azdı minik kelebeğim günde 4–5 defa izlemek istiyor. Tabiî ki kısıtlama yöntemlerine giriştim hemencecik. Daha fazla aktivite daha fazla oyunla günde 2 kereye indirebildim.

 

Bu teletabi çılgınlığı bir elimin İstanbul da olması sayesinde daha da yoğunlaştı. O el kimi tabiî ki burcu. Sağolsun maunne gelmeden yetiştirmeye çabaladı. Ama bir gönderim hatasından dolayı bir şekilde farklı bir zamanda ulaştı. Tam ben ümidimi kesmişken imdadıma yetişti. Çünkü aynı cd yi günde iki kere izleyince ve bu 1 aydır devam edince bööööğğğğ geliyor insana. Mecbur izleyeceksin selin için keyfi öyle çıkıyor. Her söylenen söze her yapılan harekete takdir bekleyen biri için.

 

Şimdi sıra bir sonraki İstanbul gezisi için. Gezi mi oda ne?  Hani şu anne olduktan sonra gitmek isteyip gidemediğim yerler için her ertelediğim şey mi bahsettiğim. Ocak ayından beri gidip geldiğim ve bitmeyen kontrollere gezemediğim yerlere dert yanıp, avuntuyu kızlarla buluşarak geçirdiğim yerden mi bahsediyorum ben. EVET!

 

Bu sefer gezeceğim kafama koydum. Gitmek istediğim yerleri belirleyip eşime tek tek sıralıyorum. Önceliğimi şu teletabi satan yerlere vereceğim. Bu çılgınlık bizde ne kadar daha devam edecek bilmiyorum ama şu an için baya uzun sürecek gibi görünüyor.

 

8/5/2006

portakalı soydum

Orakalı sodum. ………. Oydum . ben bir aan ududum . du du du du

 

Bu ne demeyin . bu benim kızımın portakalı soydum şarkısının selince bir çevirisi …J

İlk başta bende çözemedim ama dudududu kısmından o şarkı olduğunu kavradım sonunda.

Şimdi yeni yeni konuşma heyecanının arifesinde ağzından çıkanları büyük bir dikkatle ve bulmaca çözmek istermişcesine dinliyoruz. Zira pek çok şey anlaşılmıyor. Ama benim kızım herhalde çok konuşan bir kuzucuk olacak.

Yapa dan çok güzel bir kitap almıştım. İyi ki de almışım. Şimdi bildiği ama asla dile getirmediği şeyleri söylüyor minik kelebeğim. Bunlar neler mi?

Okuyun bakalım 2 yaşındaki kızımın döktürdüğü incileri.

Kedi: edi

Ayı : arı

Domuz: douz

Kuş: fuş

Eldiven: ediven

Mont: ont

Tuba : tuda (şimdilerde tobuu diyor)

Servet : evvet

Kamlumbağa: kabumba

Evet bunlar en çok kullandıklarımızdan bazıları oluyorlar.Kitapta yaklaşık 100 e yakın nesnenin şekilleri var. Bunlardan 70 ini biliyor. Geri kalan 30 unu ise pas geçiyor onlara bakmıyor bile. Hep belli sayfalar üzerinde odaklanıyoruz. Ve bu sayfaları günde abartısız 30 kere tekrarlıyoruz. Şimdi kendisi göstererk okuyor hepsini. Bilen bilen ben bu konuda baya bir pimpirikli davranıp galiba okula gidinceye kadar konuşmayacak dediğim günler oldu. Ama oluyormuş . şimdi neden bu kadar kendimi sıktım diye düşünüyorum. Biraz özenle her şeyin üstesinden geliniyor. Sağolsun ipekle oya bu konuda bana çok destek oldular ve benim yakınmalarımı dinlediler. Bana gösterdikleri tavsiye için ikisine de ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

Selin şimdi her şeyi şarkılı söylüyor. Mesela su istediğinde su su su diyerek uzatarak söylüyor. Buna şükür diyebiliyorum sadece . umarım çok yakında söylediği her şeyde sadece bizim değil başkaları tarafından da algılabilecek.

Tekrar teşekkürler arkadaşlarım

 

12/11/2005

minik kelebeğime

Evlendim ve çok geçmeden sen katıldın dünyama.

Belki erkendi. Henüz 21 yaşımda idim. Hayatımı yaşayacağım daha

2 sene çocuk yapmayacağım derken oldu bu. Ama iyi ki geldin

Meleğim. Sana yeterince bir şey öğretebildim mi bilemiyorum

 ama senin bana öğrettiklerin dünyalara bedel oldu.

Biliyorum ki birbirimize bir şeyler öğrettikçe hayat güzelleşecek.

Zaten hayatın bir parçası değil miydi öğrenmek.

Hepimiz hayatımızda bir şeyler öğreniriz.

Bu okulda olabilir, arkadaşlarımızdan olabilir, ailemizden olabilir.

 Ama senin bana öğrettiklerin yanında bunlar hiç kalıyor.

Günden güne gelişiyor büyüyor ve

büyürken annene de birçok yeni şey öğretiyorsun bebeğim.

 Daha önce hiç bilmediğim, hiç tanımadığım bir dünyaya

Ayakbastım ben senin sayende. Sabrı, mutluluğu, yaşama sevincini tattım. 

Bir çocuk yüzündeki mutluğu görmenin sevinci her şeye bedel.

Ve bu çocuğun annesi olmak sa tam bir gurur kaynağı.

Sen benim hayatımda yaptığım, gördüğüm en güzel şeysin.

 Sen benim doğum günü hediyemsin bebeğim.

Her gün Allah' a şükrediyorum seni bize

Sağlıklı bir şekilde bağışladığı için.

Minik prensesim şu an uyuyorsun. Tüm dualarım seninle…

Seni tanımak, seni tatlı uykuların da iken seyretmek çok güzel.

O kadar masum ve şirin oluyorsun ki. İnsana sana bakmaya,

Dokunmaya kıyamıyor bile.

Bir gün bana bu duyguları bir çocuk yüzünde bulacağımı

Söyleseler herhalde güler geçerdim. Doğru imiş.

Annelerimizin emeklerini gerçekten anne olabilenler anlıyor.

Dilerim bu heyecanı bu mutluluğu sende yaşarsın.

Tek dileğim mutlu sağlıklı ve huzurlu olman.

O tatlı masum ifadenle uykularında rahat uyu bebeğim.

Melekler seni korusun

 

29/8/2005

Seninle herşeye varım ben!


Seni uyurken izliyorum çoğu zaman. İnsan inanamıyor bazen varlığına. O kadar masum ve o kadar güzel görünüyorsun ki, sana baktıkça içimin mutlulukla dolup taştığını hissediyorum.

Her insanın hayatında dönüm noktaları vardır ya benimki de sen oldun meleğim. Uyuyuşun, bana bakışın, sarılışın, öpme çabaların, her şeyin çok hoşuma gidiyor. İyi ki hayatıma girmişsin bebeğim. Sen benim hayatta sahip olduğum en güzel doğum günü hediyemsin.

Bana gülümseyip anne dediğinde hayatta bundan daha güzel bir şeyin olmayacağını düşünüyorum ve Allah'a şükrediyorum.

Sensiz geçen günlerim meğer ne kadar bomboş imiş. Erken gelseydin her şey aynı olur muydu bilemiyorum. Seni yine aynı hasretle koklar mıydım, hayran olur muydum her defasında sana, her gözlerinin içine bakışımda...

Evet yüzlerce kez evet. Ben sana hayranım...

Seninle birlikte ben de büyüyorum. Her gün yeni bir şeyler öğreniyorum senden. Özellikle de bebekliğinden bu yana içimi kaplayan sabrı. Sanırım anneliğin %90’ı sabır. Sen anneni değiştiriyorsun fark etmesen de... Anneni büyütüyor, paylaşmasını öğretiyor, yoluna çıkacak güçlüklere dayanma azmini geliştiriyorsun.

Artık bir olay halinde panikleyen insan ben değilim. Daha olgun, daha durgunum. Eskisi gibi gezmelerim yok ama mutluyum. Sen benim tüm günümü dolduran küçük bir canavarımsın. Artık hayattan daha çok beklentilerim var. Daha çok ideallerim ve gerçekleştirecek düşlerim var.

Bana kattıkların için sana çok teşekkür ederim bebeğim... Umuyorum ki yaşanacak güçlüklerin üstesinden gelmede annenden daha başarılı olursun. Biz varoldukça hep yanında olmaya çabalayacağız. Çünkü ben senin sayende varolduğumun daha çok farkına varıyorum. Bu yüzden de seninle her şeye varım ben...

Annemin sözlerini anımsıyorum "anne ol sen de anlarsın..." Ben artık anlıyorum...


29.08.2005

 tuba

13/11/2004

MELEĞİMİN GÜNLÜĞÜ 2, YAŞINA KADAR

Küçücüğüm

01,12,2004

Bebeğim bugün sobada kendini gördün ve oynayamaya başladın belli bir ritim tutturarak. Sonra kıkır kıkır güldün kendine. Komiktin.ayrıca bugünün en güzel olaylarından biri de daha fazla ayakta durdun. ama halen yürüdüğünü göremiyoruz ve ümitle bekliyoruz.

 

 

Benim ilk adımlı çiçeğim

06,12,2004

Sanırım başlıktan da anlayacağın gibi hayatım bugün ilk adımını attın. ayakta duruyordun, sonra adım attın ve durmaya devam ettin. ikinciyi atar mı diye bekledik. ama hiç atmadın. hepimiz çokkkk sevindik. yenilerinin gelmesini bekliyoruz.seni seviyorum meleğim.

 

 

Pamuğum

12,12,2004

işte ikinci ve üçüncü adımlarla geçen günlerin ardından toplam 3 adım adım atabiliyorsun artık. seni öyle çok seviyorum ki bazen öpüp öpüp doyamıyorum. bazen bana sarılıyorsun. ve baban yerine bana geliyorsun. o anda komik oluyor ikimiz birden yan yana  dururken sen benim tarafa yöneliyorsun. hala anne demesen de ben kapıdan çıkınca bana ayya diye sesleniyorsun. ilk başlarda ayya 'yı herhangi bir şey diye düşünmüştük. ama sonra hep ben bir yerlere gidince veya bana bakarak söyleyince ayya 'nın ben oluğunu anladık. :) değişik sesler çıkarmada üstüne yoktur sanırım. gılı gılı 'dan hadi 'ye bir çok çeşitlilik mevcut kelime haznemizde. Neyse canım saat 9 ' a geliyor. Bugün de uykunun  esirine kapıldığın günlerden biri, ama gece hiç uyumadın. Seni 4' den sonra babana devrettim. Uykusuzum. Seni çok seviyorum kelebeğim. Bay bay

 

 

Mantı burunlum benim,

28,12,2004

Bebeğim bugün diş düğünün vardı. Bütün aile komşular yaklaşık 60 kişi vardı. Öldüm yorgunluktan. Sende artık 6 dişli bir kız olduğundan vaktinin geldiğini düşündük. Kısmet bugüneymiş. Bende bugünlerde kuran kursu İngilizce kursu ve sen ev işleri derken bu koşuşturmaca da yoruluyorum. Akşam pestilim çıkıyor. Neyse yasin okutturduk. Bence böylesi daha iyi oldu. Sende artık bebeğin olunca anlarsın bazı şeyleri. O günler gelecek mi acaba. Seninle bu yazılar kaybolmazsa okuruz. Bebeğinle karşılaştırırız. Şimdi bile bebek kokusu olsa da doya doya koklasam diye düşünüyorum. Meleğim tatlı rüyalar görmen dileği ile öptüm.  

 

 

Prensesim,

31,12,2004

Kızım yeni yıla sensiz girmek çok zor oldu. Babanla gidip gitmemek konusunda oldukça zorlandık. Kemer deki bir otele gittik. Sabah döndük. Bütün vaktimiz uyuyarak geçti tabi evde. Neyse canım hayatında ilk defa annesiz bir gün geçirdin. Farkına varmadın Allah’ tan. Gece mışıl mışıl uyumuşsun. İçimizde rahatladı böylece. Ama babaannenler için zor bir gece olmuş. Çünkü onlar senin geceleri uyurgezer gibi yer değiştirme huyunu pek bilmiyorlardı. Gerçi böylece beni anlamış oldular J. Ayrıca 5-6 kez süt içme şeklinde eklenince alışkın olmadıklarından uykusuz kalmışlar. Bugünlük bu kadar yeter sanırım. Hoşça kal bebeğim...mucckkkkkksssss

 

 

Mantı burunlum,

15,01,2005

Yeni kelimelere de” merhaba” dedik seninle. “Gugili gugili” artık ne demekse .bir arada içtim gibi bir şeyler çıkıyor. Ama bilinçli söylenmiş kelimeler değil bunlar.

 

 

Pamuğum,

28,02,2005

Seninle bir şeyler yapmak, oyun oymanı izlemek, onlarla uğraşmanı izlemek çok güzel ve çok eğlenceli. Hayatım da tatmadığım hatta inanamayacağım duyguları hissediyorum seninle. Tabi ki bunun yanında kızdıklarım da çok fazla. Hayır anlamını bilsen de bazen hiç umursamıyorsun bile. Geceleri 11,30 a kadar kaldığın oluyor. Şimdi de mutfaktasın ve kim bilir başıma ne işler açacaksın. Tepsi oynuyorsun sanırım. Neyse canım 7, dişin de çıktı hayırlısıyla. Azılarını da çıkardık mı hiçbir sorunun kalmayacak inşallah. Seni öpüyorum aşkımm.

 

 

Minik Kelebeğim

04,02,2005

Seni uyurken izliyorum çoğu zaman. İnsan inanamıyor bazen varlığına. O kadar masum ve o kadar güzel görünüyorsun ki, sana baktıkça içimin mutlulukla dolup taştığını hissediyorum. İyi ki hayatıma girmişsin. Sen benim hayatta sahip olduğum en güzel hediyemsin. Keşke şu an baban da bizimle beraber olabilseydi. Ama iş nedeniyle 1,5 haftadır Erzurum da. Onun yokluğunu sende hissediyorsun. Akşamları bana bir iş kesiyorsun anlatamam. Bazı konularda insanlar büyük konuşmamalı. Ben bir şeyi ağlayarak isteyen çocukları sevmezdim. Fakat maalesef Allah başıma verdi. Gözün bir şeye odaklanmaya görsün. İnsanı çıldırtıyorsun. Ama ben seni her halinle seviyorum böceğim.

 

 

14,03,2005

Pıtırcığım

Hayatımdaki en tatlı şey sensin meleğim. Baban hala dönmedi Erzurum dan ümitle bekliyoruz. 2 günlüğüne diye gitti ama 1 ay olacak neredeyse. Bugün 3, hafta 3, gün bakalım bekliyoruz işte gelmesini. Bu arada sen de artık biberonu bıraktın. Ama emzik ve kokun hala sürüyor. Umarım onları kazasız belasız bırakırsın canım. Gece yatmadan önce 1 bardak ve ya bazen 1,5 bardak sütünü içip yatıyorsun. Gündüzleri de 2 bardak içip uyuyorsun. Maşallah sana süt yetiremez olduk. Günlük domates, elma, portakal, çorba olarak her gün yiyorsun. Seni böyle görmek sevindiriyor beni. 9,600 kilo ve 79 cm. boyuna ulaşmışsın. Artık biraz daha toplu duruyorsun. Yarın aşın olacak bakalım gece nasıl olacaksın. Seni çok seviyorum çiçeğim. Görüşürüz.

 

 

01,04,2005

Kelebeğim

Aşkısı baban dün gece döndü. Sağ salim eve gelişine çok sevindim. Sen de bu arada babanı unutmamışsın. İlk başta biraz mızıldandın ama hemencecik sarılıverdin. Neyse tatlım sonra konuşuruz. Şimdi uyku zamanı...

 

 

04,04,2005

Güzel kızım

Bugün iş görüşmesine gittim. Çalışma şartları pek uygun olmasa da yine de güzel bir iş. Bakalım belki başlarım. Ama seni eminim çokk özleyeceğim. Fakat çaresiz şartlar çalışmamı gerektiriyor. Neyse canım saat şuan 22:54. Baban işten şimdi döndü. Onunla biraz konuşayım. Sonra görüşürüz.

 

 

19,04,2005

Pıtırcığım,

Güzelim bugün azı dişlerinden bir tanesi çıktı. Alttaki 4, diş çıkmasa da sen alt sağ taraftan bir azı çıkardın. Tabi bunun bize getirdiği gece ağlamaları ve salyalar birazcık kötüydü. Şimdi bile halen çenemi ısırmak için didiniyorsun. Ama ben en çok ben işten gelince beni öpmeni ve sarılmanı seviyorum. Her ne kadar seni çokk özlesem de buna dayanmak zorundayız ikimizde. Bu arada çaya şay demeye başladın ve bende ajjayım yani senin versiyonunda anneyim. J

 

 

01,05,2005

Minik Prensesim,

Kızım şimdi uyuyorsun ama çok zor yattın. Ayın 28,inde kızamık aşısı oldun. Aslında bu aşı takvimimizde yoktu ama tün ülke çapında olunca bizde vurdurduk. Şimdi azı dişinde bayağı bir belli oluyor. Alttan da 4, diş gözükmeye başladı. Artık benim kızımın toplam 9 dişi var. Küçük bir canavar gibisin Selin. Her yeri araştırmaya çabalıyorsun ve bilgisayara beni hiç oturtturmuyorsun. Ne zaman bilgisayar başına gelsem yanımda tüneyip sende klavye ye basmaya çabalıyor, basamayınca da kızıyorsun. Seninle başa çıkmak günden güne zorlaşıyor.

 

 

22,05,2005

Pıtıcığım,

Canım kızım seni ne kadar sevdiğimi tahmin bile edemezsin. Bugün komşumuz Yasemin’ in kızı seni bir ittirdi. Sen de düştün. Alnın mosmor kaldı. Çok üzüldüm buna. Fazla ağlamadın ama morluğun çok kötü görünüyor. Senin için üzüldüm bebeğim. Bu başına gelen ilk morarman. Neyse tatlım bu arada 2 azın daha çıktı. En son beklenen azı dişin ne zaman çıkacak bilemiyorum ama umarım en kısa zamanda çıkar. Sevgiler bebeğim.

 

 

05,06,2005

Pamuğum,

Baban gene bir yerlere gidecek. Bu seferki durağı Alanya oradan Burdur, Iğdır yapacak gibi. En kısa zamanda döner gelir inşallah. Seni çok seviyorum meleğim. Biraz grip oldun ve bu senin ilk hastalığın oldu. Bu arada seni Doktora götürdüm ve idrar yolu iltihabın olduğunu öğrendik ve bu iltihap oldukça yüksek çıktı şuruplarını içiriyorum sana. Kilon 18 aylıkken 9,700 çıktı. Doktorumuzu değiştirdim. Şimdi seninle Belma hanım ilgileniyor. Levent bey biraz ilgisiz göründü. Neyse Belma hanım en başta emziği bırakmamızı önerdi ve emziğini yavaş yavaş keserek bıraktırmamız gerekiyormuş. Bende eve gelince ilk işim emziğini ucundan kestim. İlk başta biraz yadırgadın ama sonradan düzeldi. Ayın 10‘ unda babanın dayısının kızı Güllü abla gelecek bizde ondan bilgi alıp Kanada ile ilgili bilgiler alacağız. Umarım kolay kabul ederler bizleri. Böylece senin de iyi bir eğitim alma olanağın olacak. Benim ise tek korkum dedenin veya anneannenin ölümü. Ya biz oradayken başlarına bir şey gelirse diye ödüm kopuyor. Neyse gelsin bakalım bir konuşalım nasıl hallolacak.

 

 

12,06,2005

Kelebeğim,

Tatlım Güllü ablayı dün ilk kez gördüm. Baban Alanya’ da olduğu için o göremedi. Ama biz gereken şeyleri öğrendik. O 1200 $ + 800 $ çocuklar olmak üzere gelmiş. Bizim için deli bir para şuan için. Biraz üzüldüm. Çünkü oraya gittikten sonra seni kabul etmezlerse dönüyorsun. Bu da bize yaklaşık 10 milyara mal oluyor. Benim en yakın bir zamanda iş bulup para biriktirmemiz gerekiyor.   

 

 

04,07,2005

Kuzucuğum,

Babanla artık 1 sene sonra gitmeyi karalaştırdık. O zamana kadar para biriktirip en azından yol paramızı çıkaralım diyoruz. Bakalım hakkımızda hayırlısı neyse o olsun. Ama işlerimiz burada iyi giderse kalacağız. Sen de canım bu arada bugün benim kafama ben uyurken oyuncak müzik aletini fırlattın. Kafam nasıl acıdı sorma. Bu aralar bir de küsmeyi öğrendin. Biz bağırınca yere yatıp küsüyorsun. J Komik oluyor.

 

29,07,2005

Melek kızım,

Canım dün  son tahlilini de verdim ve öğrendik ki artık 50 gündür bitmek bilmeyen idrar yolu enfeksiyonundan kurtulduk. İlaçlar etkisini gösterdi. Artık daha sağlıklı günlere ilerleyeceğiz canım. Ama 1 haftadır öksürüyorsun onun içinde ayrıca ilaç kullanıyoruz. Umarım en kısa zamanda iyileşebileceksin. Veeee mutlu bir aile olarak denize gidebileceğiz.

 

15,08,2005

Miniğim,

Tatlı kızım artık iyisin hastalık bakımından. Ama iştahın o kadar az ki ne yapacağımızı şaşırdık inan ki. Hiçbir şey yemiyorsun. Günlük 3 öğün falan yiyorsun onda da birisi zaten meyve. Üzülüyoruz senin bu durumuna.

Bu arada her ey o kadar da kötü değil tabi ki. En azından bazı kelimeleri baya bir çıkartmaya başladın. Şuan anne( yada nana), anneanne, me ( ver),gel ( del), hadi, aç,eşek ( bunu da arkadaşım eşek şarkısından öğrendin). Şimdilik aklıma gelenler bunlar. Bunun yanında  bir çok şarkının müziğini çıkarabiliyorsun canım. Babamız gene Alanya da. Bu hafta gelecek inşallah

 

 

29,08,2005

Pamuk prensesim,

Selam kızım... bugün işe başladım. Ama çalıştığım insanlar çok hoş değil. Çok lakayık insanlar ama dayanacağız artık. Eninde sonunda bugün gelecekti. Ama sensiz kaldığım için çok üzgünüm. Sensiz olmak öyle zor geldi ki bana anlatamam. Sensiz her şey çok zor oldu meleğim. İmkan olsa da seni her an yanımda tutabilsem ama olmuyor işte kızım. Seni bu duruma hazırlamaya çalışıyorum birkaç gündür. Sana diyorum ki “ anne işe gidecek. Annenin baba gibi çalışması lazım.  Ama anne seni hep sevecek sadece sabah gidip akşam geri dönecek” gibi şeyler söyleyerek senin durumu kavramanı sağlıyorum.

 

12,11,2005

Canım Annam Kuzusu,

Hayatımın en güzel günlerini yaşıyorum ben seninle. Hep biriz biz, hep birlikteyiz. Zaman geçerken dursun istiyorum. Bitmesin bu günler.

Doğum günü de harika geçti. Birçok aile dostumuz geldi. Dayın hakan serpil yengen kuzenin İlayda, yeşim teyzen ve zafer amcan, anneanne ve deden, Gülşah ve eşi, Ahmet nalân çifti. Ve birçok sevdiğimiz kimse geldi doğum gününe.  Her şey harika idi her şey mükemmeldi.

İyi ki varsın bir tanem

 

13/11/2003

Canım güzel kızım meleğimin günlüğü 1 yaşına kadar

Canım güzel kızım

 

Bugün ilk defa seni gördüm. Çok şekerdin. O kadar miniktin ki daha kol ve ayakların yoktu bile tomurcuk gibilerdi.babanla birlikte sana uzun uzun baktık. İnanıyorum ki sen bizim gözümüzde hep öyle tatlı olacaksın. 2,aylık olmuşsun. Zaman ne kadar yavaş geçiyor. Seni bir daha görebilmek için sabırsızlanıyorum.

 

 

Merhaba güzel meleğim

11,06,2003

Seninle yolculuğumuz 4,5 aydır devam ediyor. Bize ilk olarak ufak bir saklambaç oyunuyla merhaba dedin. İlk başta biraz karamsarlığa düştüm. Ama sonunda senin yaşama isteğine saygı duydum. Tabi ki baban bu habere çok sevindi. Hele büyükanne ve büyükbabanlar hepimizden daha çok sevindi. E nede olsa bir tarafın ilk torunu olacaksın. Seni içimde ilk hissettiğimde seni nasılda özlemle istediğimi daha iyi anladım. 2 gün önce sıkı bir tekmeyle bana selam annecik dedin J 4, aya girişimizde tekmelerin başladı. Tabi ben ne olduğunu ilk başta anlayamadım. Karnım gurulduyor sanmıştım. 3 gün neler olduğunu anlayamadım. Sonra bu kıpırtıların senden geldiğini çözdüm. Ültrasonda göründüğünde ise öyle güzeldin ki bunu ancak bir anne anlayabilir. İnsan bebeğine aşık oluyor resmen. Ellerini açıp kapadın bize sanki el sallar gibi. Keşke imkanım olsa da seni her an izleyebilsem. Başlarda bana biraz çektir sende sen her şeye değersin. Seni içimde hissetmek tarif edilemez bir şey. Bu ancak bir mucize.

 

 

Merhaba bebişim

27,06,2003

Bugün baban seni ilk kez fark etti canım. Tekmelerin artık dışarıdan da belli olmaya başladı. Keşke babanın yüzünü görebilseydin. Sevincine diyecek yoktu. Şimdi bile beni nasıl tekmeliyorsun J seni hınzır seni.

 

 

Tekrar merhaba bebeğim

02,07,2003

Dün doktora gittik canım. O da bize senin % 99 kız olduğunu söyledi. İlk bebeğimiz olacağından senin kız veya erkek olman bizim için fark etmeyecekti. Ama içimden senin kız olman için hep dua ettim. Gerçi şuan tam kesin değil ileri de daha iyi anlarız sanırım. 15 gün sonra tekrar doktora gideceğim o zaman bir daha bakacak sanırım. Doktor seni biraz 100 gr. Zayıf buldu benimde kilo almamı istedi. Bakalım seni beslemek için şişeceğim. Umarım bu kilolar sonra çabuk gider.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

J İyi ki doğdun bebek J

 

Pamuk prensesim benim

12,11,2003

iyi ki doğdun bebeğim. İşte sabırla, heyecanla, korkuyla, umutla, bir çok duygu karmaşasıyla dolu günler artık geride kaldı. İnsan bakınca 9 ayın hiç bitmeyecekmiş olduğunu düşüyor. Ama geriye baktığındaysa ne kadar çabuk geçtiğini anlıyor. Çok mutluyum. Sen hayatımda gördüğüm en güzel şeysin. Bu mucizeyi bize yaşattığı için Allah’ a dua ediyorum. Tabi sancı dolu 2 günü saymazsak ama o heyecan ve acı bile bir bakıma güzel. Yorgunum üzerimden kamyon geçmiş gibi. Oturamıyor kalkamıyorum. Seni emzirmek bile biraz zor anlayacağın her yerim acıyor. Ama olsun senin o tatlı yüzün her şeye bedel.

 

 

Miniğim benim

13,11,2003

Bugün benim doğum günüm. Ve hayatımda aldığım en güzel doğum günü hediyemi sen verdin bana... kendini... O kadar güzel o kadar minik görünüyorsun ki sana dokunmaya bile kıyamıyor insan. Bugün hastaneden çıkacağız. Senin sarılık testinin sonuçları belli olunca. Ama hafif bir şey çıktı. Yeni doğan sarılığı dediklerinden. Sen doğduğun da ilk işim saate bakmak oldu. Saat 14:45 idi. Sonra seni giydirdiler sanırım oraları fazla göremedim. Küvezde yatışını biliyorum bir de gözlüğümü çıkardığım için seni puslu puslu görüşümü. :)

Adını söyledim sonra zaten daha öncesinden kararlaştırmıştık babanla.... “SELİN”... Anılacağın bu ismin sana tüm hayatın boyunca şans getirmesini dileriz.
Ve bu arada baban nüfus kağıdını çıkarmak için gerekli işlemlere başladı. Artık seninde pembe bir nüfus kağıdın var. Anne olmanın verdiği gurur , nüfus kağıdında yazılı olan anne ismi kısmını gördükten sonra daha da yüceldi. Harika bir duyguydu bu.

 

Boncuğum

22,11,2003

Bugün göbeğin düştü. Babaannen hazırladı banyo için gerekli olan eşyaları. Başta biraz ağladın ama sonra alıştın. Çok sevdin suyu, verdiğin tepkiler onu gösteriyordu. Bense su bile dökemedim korktum çünkü. Bir kenara geçip sadece bağırmak oldu tek yapabildiğim. Aman yavaş dikkat edin , ellemeyin... Güldüler bana , ama zamanla alıştım buna da.

 

 

Tatlı kızım

28,11,2003

Bugün 16, günümüzü yaşıyoruz. Babamız çarşıya çıktı ve bende ortalığı topluyorum. Uykusuzum gece 12’ de yatıp 2,5’ ta uyandın emdikten sonra uyuyup 4’ de gene kalktın. Sonra yanımda yatmaya başladın 7’ de gene iş başı yaptık. Umarım ileride bu yazıları okuyunca bol bol gülersiz. Ve umarım ki bu yazıları birlikte okuma şansımız olur. Ölüm korkusu giriyor bu günlerde içime. Buda doğum sendromu sanırım herhangi bir şeye bile çok çabuk ağlayabiliyorum.

Seni çok seviyorum meleğim. Şimdi sancağında uyuyorsun. Seni koltuğa falan yatıramıyoruz yerini arıyorsun. Ne kadar çabuk öğrendin sinirlenmeyi ve yerini yadırgamayı. Ramazan Bayramının 4, günündeyiz herkes günlerdir senin peşinden geliyor evimize, her gün misafir var. Şimdilik bu kadar yavrum….bye

 

 

 

Canım meleğim

01,12,2003

bugün akşam altını değiştirirken ilk defa “agu” dedin. Çok sevindim. Senin her gün yeni yeni şeylerini keşfediyorum. Öyle tatlısın ki seni görmediğim her saat daha da özlüyorum canım. Şu an uyuyorsun sana bakarak yazıyorum. Umarım ileride bunları baban, sen ve ben hep birlikte okuma şansını elde ederiz. Kokunu duymak, kollarıma almak,hafifçe gülüşünü görmek çok güzel ve tarif edilmez.

Hep böyle kal... hep bana yakın...!

 

 

Selam selinciğim

02,12,2003

20, gün...İyi ki hayatımdasın seni çok seviyorum sen benim ilk göz ağrımsın . meğer sensiz dünyam ne kadar boş ve anlamsızmış. Demek içimde hayatımda ki boşluk senin yalnızlığınmış. Ve ben de bunca zamandır ben bunu anlayamamışım. Şimdi her şey mükemmel. Hoş geldin dünyama meleğim. Seni çok bekledik babanla kızım. Umarım hep mutlu olursun Allah üçümüzü birbirimizden ayırmasın.

Babamız Alanya da o gıcık patronlar gene yaptılar yapacaklarını. Pazar günü gitti. Ancak Perşembe veya Cuma günü gelecekler. Onu çok özledim çileğim.

 

Mucuksssss... uğurlu öpücükler hep üzerinde olsun.J

 

 

Merhaba bebeğim

06,12,2003

babamız bugün gelecek. Çok mutluyum ve bunu da sana söylediğimde sende gülümsedin, çok şaşırdım. Ayrıca 1 haftadır ilk defa bu kadar çok gülümsedin. Ailece şaşırdık. Dün gece deden kalk kızım deyince kalkmak için kendini kaldırmaya çalıştın. Nazar değecek diye korkuyoruz. Çünkü kendini ileriye ittirebiliyor, basabiliyorsun. Tıp tıp yürüyorsun. 2 gün önce babaannen seni yastığa yüzüstü yatırdı ve sen neredeyse 5 cm ileriye ittin. Bunlar 24 günlük bir bebekten beklenmeyecek hareketler. Seni çok seviyorum pamuğum. Bye...

 

 

Pamuk prensesim

27,01,2004

selam meleğim. Bugün ilk defa “ baba” dedin. Aslında bu daha çok buba gibi çıktı. Ama yine sevindirici bir olay. Sesleri çıkarmayı öğreniyorsun artık. Bizim içimizde mucizeler yaratıyorsun yavrum. Senin her gün gelişimini görmek bizi heyecanlandırıyor. Uzun zamandır yazamadım. Çünkü babaannelerin mutfağı yapılıyor. Neyse canım ayın 6’ sında seni ilk defa doktora götürdük. Göbeğinde çıkan et parçasına gümüş nitrat denilen bir şey sürdü. Bununla göbeğinde ki parça kabuklaşıp düşecekmiş. Yeterli miktarda düşmezse tekrar uygulanacak.

 

Kuzucuğum

14,01,2004

doktora gittik kalan deriyi pullandırıp dökmüştü. Şimdi kalan kısmı için aynı işlem uygulanacak. Şu an zaten az bir şey kalmıştı. Oda gidince küçük de olsa yine kalacak sanırım. Olsun önemli değil o kadarı da bunu şükür. Biraz kilo alma problemin var. Normalden yaklaşık 1 kilo geriden gidiyorsun. Baban da öyle büyümüş. Herkes seni zayıf bulunca üzülüyorum. Yarın aşı olacaksın.

 

 

Güzel meleğim

15,01,2004

3 aşı oldun. Ağzından, her iki kolundan ve bacağından. Bize çok huysuzluk ettin. Sen ağladıkça içim parçalandı. Seni kucağımızda tuttuk hep azıcık hareket etsek hemen ağlamaya başlıyordun.

 

 

Aşkımcım

12,02,2004

bugün mamayı vermeye başladık. Garip olan senin biberonu emmeyişi oldu. Gene bizi şaşırtmakta geri kalmadın. 3, aya girdik. Aşın için sağlık ocağına gittik. Ama günün gelmemiş daha 15’ ini bekleyeceğiz. Pazartesi gideceğiz artık. Bu defa 2 koldan ve ağızdan olacak aşıların. Gene neler çektireceksin bize bakalım. Umarım önceki gibi ağlamazsın yavrum. Sen üzüldükçe, ağladıkça bende çok üzülüyorum yavrum. Allah bizi birbirimizden ayırmasın. Bu babanla benim tek dileğimiz.

 

 

Çileğim canım kızım...

01,03,2004

bugün seni emekler pozisyonuna getirdik. Sen de kendini sol yana doğru atıverdin. Yani yüzüstü yatarken sırtüstü döndün. Hareketliliğin bizi çok ümitlendiriyor. 6 kiloya ulaştın. Ayın 16, sında sağlık ocağından seni gelip kontrol ettiler. 1,5 kilo almışsın. Şimdi hem emiyor, hem de biberonla süt içiyorsun. 2, aylık bir buzağısı olan süt annen var. J

 

 

selinimmmmmm

06,03,2004

meleğim doktora gittik. Hassas tartıda 5,600 geldin. Biraz üzüldüm 400 gr için. Neyse canım bu kadar bile bize yetiyor. Sen yeter ki yaşa, sağlıklı olda gerisi mühim değil. Doktor ayrıca destekle oturmana izin verdi. Örümceğinde oturdun. Ama dikelmek yerine oturmayı tercih ediyorsun her seferinde. Kusmaların hala devam diyor. Günde 2-3 kere üstünü değiştiriyoruz. Doktor bir ilaç yazdı. Umarım etkili olur. Sanırım ondan kilo alamadın.yarın gözlemlerimi anlatırım. Bye aşkısı...

 

 

güzel kızım benim

07,03,2004

kusman azaldı., çok sevindik. Ayrıca örümceğe devam ediyoruz. Günde 3-4 kere oturup 10 dakika kalıyorsun. Önündeki oyuncaklara dokunmaya çabalıyorsun. Bugün komik bir şey oldu. Yengeç gibi yan yan yürüdün sonra arkaya itekledin kendini. Gülmekten öldük. Ama son günlerde iyice tembelleştin. Seni zorla yürütüyoruz. Rahata alıştın galiba. Bu aralar 4, ayda doktor elma, havuç suyu ve yoğurt önerdi. Yoğurdu sevmedin.

 

 

meleğim

11,03,2004

kabızlık sorunu başladı. Ağlıyorsun, çok üzülüyorum aşkısı. Elma suyu vereceğiz birazdan belki karnını yumuşatır. Saat 13,00 şu anda. Dedenler iş kuracak gibiler. Dün gece 23,30 da geldiler şehir dışından. Bakalım umarım şans getirirsin. Babanda belediyeye girer. İnşallah...

 

 

Canım kızım

16,03,2004

bebeğim artık örümceğinde arka arka ve yan yan kendini itekleyerek ilerliyorsun. Eşyalara daha bir merakla bakıyor, oyuncaklarını tutabiliyorsun. Bunun tek kötü yanı geceleri emziğini tutup atıyorsun. Bende geceleri uyku sersemi emzik arıyorum. Ya bacağının altında çıkıyor, ya da başının kenarın da oluyor. Neredeyse elim ağzında uyumak üzereyim. Tabi sen sızıp emziği çıkarınca bende rahat bir soluk alabiliyorum.geceleri emmek için uyandığın 4 kez hariç J

 

 

Sevgili küçük pamuğum

29,03,2004

bugün dedenlerdeyiz. Birkaç gün burada kalacağız. Babişini Manavgat’ a gönderdiler. Bugün mutlu bir gün... çünkü senin kahkaha attığını ilk kez gördüm, duydum. Dedenle birlikte üçümüz bahçede iken komşunun tüylü küçük bir beyaz köpeği geldi ve sen onun hareketlerine kahkahalarla güldün. Dedende bende inanamadık. 5 dakika kadar güldün neredeyse. Sonra sana bir şey olmasından korktuk içeriye kaçtık. Akşama doğru aynı hareketi yineledin. Bu defa anneannende duydu. “Maşallah” larla dolu bir gün geçirdik.

 

 

Canım anneciğim

30,03,2004

Senin kokunu duymadığım an kendimde büyük bir eksiklik hissediyorum. Sen olmayınca her şey anlamsız soğuk boş renksiz geliyor. Bugün seni ilk defa kendim yıkadım. Biraz zor oldu ama başardım J seni çok seviyorum çileğim. Her gün saat 5 de uyanıp uu uu veya aguuu desende çok seviyorum seni. 5,30 dan sonra seni durdurmak imkansız hale geliyor. Artık mecburen uyanıyorum. Mamanı hazırlıyorum sende örümcekte sağa sola gidiyorsun. Bu arada benim cips poşetleri seni baya oyalıyor. Ama bu kilolar nasıl gidecek bakalım.

 

 

Çileğim

12,04,2004

artık giderek büyüyorsun. Kime benzeyeceksin çok merak ediyorum. Ama çoğunlukla görenler seni babana benzetiyorlar. Aslında bana benzemeni çok istiyorum. Böylece tamamen ikiz gibi olabilirdik. Yani doğum günlerimiz çok çoook yakın olduğu için. Allah ‘ım o günleri görebilecek miyim acaba. Allah bizi birbirimizden ayırmasın. Artı 5, ayın ay dönümün kutlu olsun meleğim.

 

 

Fıstığım benim

28,05,2004

hastasın senin için endişeleniyorum. Ama merak edilecek kadar önemli değil biraz üşütmüşsün. Ama seni hasta görünce içim burkuluyor. Umarım yakınca iyileşirsin.artık oturmayı iyice kavradın. Yaklaşık 15-20 saniye tek başına oturuyor, sonra kendini salıveriyorsun. Biraz komik oluyor düşüşün ama çok şekersin. Özellikle de uyanınca ben “bebeğim” deyip sesimi duyunca hemen sırıtmaya başlıyorsun. Sonrada kahkahalar başlıyor. Saçlarımı sana yaklaştırıp salladığımda veya geliyor geliyor yaptığım da hemen gülüveriyorsun. Yarın anneannenler gelecek. Seni çok özlemişlerdir sanırım.hasret giderirsiniz artık.

 

 

Merhaba şekerparem benim

30,05,2004

anneannenler geldi. Bu arada Atilla dayında bize bir sürpriz yaparak hakan dayınlarla birlikte gelmişler. Şaşırdık böylece anneannenin doğum gününde bütün çocukları bir arada oldu. Mutlu bir gündü. Hala vücudun biraz kırgın ama iyisin maşallah. Benim kızım zaten öyle çıtkırıldım olmaz (umarım, bana benzemede hastalık yönünden ben hemen kaparım. J). Neyse ishalin devam ediyor. Sanırım birkaç gün devam edecek, doktor zaten söylemiş Fatma’ lara onun çocuğu yani enesi de üşüttüğünde bu mevsimde bebekler daha narin oluyorlarmış. Mevsim değişikliği ile birlikte normal sayılır hastalığın. Ama umuyorum ki çabuk geçer. Yemek yapmam lazım. Babişin gelir biraz sonra. Bugün çok az yedin. Normalde 4 öğün yerken şimdi sabah pirinç unu, yoğurt, sütlü bisküvi, miyane yedin. Ekstra olarak yoğurt yedin. Ama bisküvin 6 adetti. Her gün 11 adet yiyordun. Gerçi birkaç gündür onun yerine pirinç ununu tercih eder olmuştun ama neyse. Dün akşam ilk defa seni bırakıp migrosa alışverişe gittik. Tabi ki baban bu durumdan pek hoşnut değildi. Ama idare etti. Arabaya binerken 50 milyoncuk hafifledim dedi durdu.

Çok çok üzgünüm... baban gelir gelmez alanya’ ya gideceğini haber verdi. Moralim bozuk sen şu sıralar yatağında uyumak üzeresin arada emziğini çıkarıyorsun o kadar. Göz yaşlarım akmak üzere gözlerimi yakıyorlar. Babanı çok seviyorum meleğim. Onsuz 10 gün nasıl geçecek bilmiyorum.

 

 

Canım kızım’ a

31,05,2004

bugün sabah uyanınca baba dedin. İlk başta inanamadım. Önceden de bu sesleri çıkarmıştın ama şimdi daha bilinçlendin sanırım. Öğleye doğru de de da da sesleri çok hoşuna gitmiş olacak ki gün boyunca tekrarlayıp durdun.

 

 

Tatlı melişim

02,06,2004

Baban bir gece kalıp geri döndü alet bozukmuş ama gene gidecek eninde sonunda. Ancak bu bile bana yetiyor. İshalin hala devam ediyor. Sanırım diş çıkaracaksın, biz öyle tahmin ediyoruz. Ellerin sürekli kulaklarında. Bazen tüm avucunu ağzına götürüyorsun. Umarım ağrısız bir diş çıkarman olur. Bebekler hasta oluyorlarmış genellikle. Neyse seni nasıl giydireceğimi şaşırdım artık. Mevsimlerden dolayı üşüteceksin diye korkuyorum. Ayrıca günden güne oturman düzeliyor. Artık çok az yanlara düşüyorsun. Dünden beri aşağıda dedenlerle sofraya oturup yemeklerden veriyoruz ağzına. Tok olsan da sanırım değişik geldiği için seve seve yiyorsun.

 

 

Çileğim

08,06,2004

Artık rahatça oturabiliyorsun. Sadece arada yalpalayıp yuvarlanıyorsun ama o kadar da olacak. Otururken bile o kadar şirinsin ki. Oyuncaklarını bacaklarının arasına koyunca bir ona saldırıyorsun, bir ötekine. Komik oluyor seni izlemek. Yarın anneannenlere gideceğiz, günü var. Gün arkadaşları seni zayıf bulacaklar ama olsun. Sen ister zayıf ister şişman ol yine de sen benim ilk göz ağrım ve küçük prensesim olarak kalacaksın.

 

 

Selam kuzucuk

12,06,2004

bugün 7, ayına girdin bebişim. Her ayın geçmesini bazen içim burkularak bazen de sevinerek bekliyorum. İçim burkuluyor çünkü yaşlanma belirtileri yavaş yavaş vücuduma giriyor gibi oluyor. Her ay daha da yaşlanıyorum. Umarım ileride seninle aynı kafa yapısına sahip iyi birer arkadaş oluruz ve beni bazı konularda dar kafalı görmezsin. Gerçi daha 23 yaşındayım bu tarz yaşlanma belirtileri için daha çok erken. Bu ay büyük beklentilerle geçecek gibi görünüyor. Diş çıkarman ve emeklemen büyük ihtimalle bugünlerde olacak. Gerçi baban da ben de 8, ayda dişlerimizi çıkarmışız. Bakalım sen ne zaman çıkarabileceksin. Yakında seni doktora götüreceğiz. Seni çok ama çok seven anneciğin...

 

 

Merhaba bebeğim

16,06,2004

bugün bizim evlilik yıldönümümüz. Ayrıca seni doktora götüreceğiz. Baban 3 gündür Manavgat’ ta idi. Ama dün akşam geldi. Sen bile onu özlemişsin sanırım hemen görünce gülücükler yağdırmaya üzerine atılmaya başladın. Bugün bir yerlerde yemeğe gideceğiz.

Doktordan dönünce vakit bulabilirsem yazacağım aşkısı.bye

 

 

Benim minik kelebeğim

18,06,2004

ve hazin son babamız dün sabah yola çıktı kim bilir ne zaman göreceğim onu. Belki 15 gün sonra ancak. Neyse tatlım doktor artık etlere, yumurtaya falan başlayabileceğimizi söyledi. Puding de verebilirmişiz. Kahvaltı mönün dövülmüş ceviz, bebe bisküvisi, pekmez, yumurta sarısı ve tuzsuz peynirden oluşmakta. Ama pek fazla sevmedin yemeğinin yarısını bırakıyorsun hep. Aslında sana yemek yedirmek başlı başına bir ölüm. Ağzını açmıyor gargara yapıyorsun yada ağzında 1-2 dakika bekletip dışarı salıyor veya yutmuyorsun. Bazen kızıyorum. Yemek yememiz neredeyse yarım saati geçiyor. İleride de bana böyle iş kesme olur mu kızım. Sağlığın gayet iyiymiş. Hiçbir hastalık belirtisi bulmadı doktor. Biz kulağında bir şey var diye korkmuştuk ama hiçbir şey çıkmadı oradan da. Ayrıca denize de girmene izin çıktı. Hadi iyisin. Belki babamıza Pazar günü izin verirlerde denize gidebiliriz. Gerçi o günde babalar günü dedenlere gidebiliriz. Yada akşam üstü denize gideriz.

 

 

Merhaba meleklerin en tatlısı

21,06,2004

babamız Pazar günü yani dün geldi. Çok çok sevindim. Neyse babalar günü için dedenlere gittik. Akşam 6 gibi de döndük. Olaysız bir gündü yani baban sabah 5,30’ da gidecek. Onu 15 gün göremeyeceğim. Salı günü bizde afyona gideceğiz anneannenle birlikte umarım otobüste çok iş kesmezsin. Açıkçası biraz korkuyorum.

 

 

Pamuk prensesim benim

22,06,2004

Bolvadin’ deyiz. Dayımların yani senin büyük dayının evinde Allah’ tan yengemiz çok iyi kalplide rahat rahat evimiz gibi kullanıyoruz. Otobüste hiç ağlamadın ama mıyıklandığın anlar da oldu tabi ki. Ama yinede iyi bir yolculuktu biraz uzun sürdü. Yaklaşık 7 saat kadar. Dayınlara daha sonra gitmeyi kararlaştırdık. Sanırım burada 1-2 hafta kalacağız baban eve döneceği gün bizde otobüse bineceğiz. Bakalım hayırlısı. Bugün yengemi görür görmez ağlamaya başladın.

 

 

Canım kızım

26,06,2004

her gün geziyoruz. Tabi sen gezmelerde kimselere gitmiyor, bakmıyor, bir şey söyleseler hemen ağlıyorsun. Umarım bu huyundan hemen vazgeçersin. Ayrıca uyumuyorsun. Bazen sinirleniyorum. Ben bağırınca da bu sefer basıyorsun çığlığı. Sen sakinleşince artık devam ediyorum sallamaya. En ufacık bir gürültüden de korkuyorsun, hemen uyanıyorsun.

Artık iyice büyüme eğilimlerine başladın. Dönüyor, yuvarlanıyor, sürekli yürümeye çabalıyorsun. Biz seni kollarından tutuyoruz sende yönünü bir şeye odaklanarak arada değiştiriyorsun. Bugün benim halama gittik orada halamın çocukları seni gezdirdiler bebek arabasıyla avluda. Veeee bugün kuyumcuya uğradık akşam dönüşünde kulakların delindi. Makineyle sağ kulağını deldiler ilk önce. Azıcık ağladın susturduk sonra ikinci kulağın delindi. Çok güzel yerden deldik dedi kuyumcu amca. İlaçlı küpe taktılar. Ama 15 gün sonra değiştirin dediler. Artık antalya ya gittiğimizde sana tatlı tatlı küpeler alırım ben sana aşkım.

 

 

Küçük prensesim

05,07,2004

çok huysuzsun. Seni zor zaptediyorum. Uyumadın da üstelik. Ne olur sanki azıcık uyuyup, yemeğini yesen. Anneni üzüyorsun ama. Anneannende üzülüyor. Bugün Akşehir Göl çayır ilçesindeyiz. Yani Olcay yengenin annesinin (ve kendisi beni doğurtan ebe oluyor)evindeyiz. Dün geldik. Yarında afyona döneceğiz.

 

 

Bebişim, şekerparem

07,07,2004

merhaba Antalya, merhaba güzel evim. İnsan yaşadığı yerin kokusunu bile özlüyor valla. Aslında Bolvadin de de yaşamak benim için zor olmazdı ama denizi görmeden bir hayat nasıl geçer bilemiyorum. Deden bizi almaya geldi arabada öyle çok terledin ki gelene kadar ikimizde sucuk gibi olduk. Bunun sonucu da isilikler. Tam da kurtulmuştun oysa ki. Neyse hiçbirini unutmamışsın. Hepsine tek tek gülümsedin,sarıldın. Onlar da seni gördüklerine çok çok sevindiler. Hoş geldin. Yuvana yavrum. Umarım baban da kısa süre sonra gelir.

 

 

 

Mantı burunlum benim

18,07,2004

çığlıklar atmaya başladın. Sesini duyanda seni boğuyoruz sanacak. Bu arada baba ve dedeyi düzgün bir şekilde sürekli tekrarlıyorsun. Ama daha anne demedin. Bozuluyorum haaa J. Inna gibi bir şeyler söylüyorsun sadece. Ayak parmaklarını emiyor, ellerin hep ağzında dolaşıyorsun. Bir de dişlerini çıkarsan. Artık insanları tamamen yadırgamış durumdasın. Komşularımızın hiçbirine gitmiyorsun. Seni kucaklarına aldıklarında bağırıyorsun. Hemen de gözlerinden yaşlar geliveriyor. Tabi yalancı ağlamalarda cabası.

 

 

 

Çiçeğim

22,07,2004

daha çok babana benziyorsun gibi. Afyonda bana benzettiler. Tuba nın zayıf hali bu kız dediler. Gerçekte her iki tarafta karşı tarafa benzetiyor seni. Aslında ikimizden de almışsın bir şeyler. Ben zaten hep burnunun bana, gözlerinin babana çekmesini istemiştim. Allah gönlüme göre verdi. Yalnız dişlerin çıkamadı daha. Fakat ne kadar geç çıkarsa o kadar iyi olurmuş. Daha sağlam olurmuş dişler. Ben 8, ayda babanda 7,5-8, ayda çıkarmış dişlerini. Yaklaşık 20 gün sonra sende 9, aya gireceksin.10, aydan da gün almaya başlayacağız.bakalım umarım ağrısız, sızısız geçer. Ama ellerin hep ağzında artık. Birde benim çenemi çok seviyorsun ısırmayı. Komik oluyor seni öyle görünce başlıyoruz gülmeye.

 

Bebeğim

26,07,2004

dün deden sana çak yapmayı gösterdi hemen ardından tüm gün boyunca bunu yaptın. Sanırım senin için çok eğlenceli bir şey oldu. Sana o kadar çok merhaba veya bay bay yapmayı gösterirken bunu yapmak istemen biraz şaşırttı bizleri. Ayın 12’ sinde doktora gideceğiz. Sana kızamık aşısı vuracaklar. Biraz hasta ediyormuş. Umarım çok sorunlu geçmez melişim. Seni çok seviyoruz yavrum. O küçücük çamaşırlarını bile öyle özenle ve gururla asıyorum ki bir bilsen. Bunlar bile benim için büyük mutluluk verici şeyler. Umarım bu duyguları bir gün sende tadarsın. Ben yanında olamazsam eğer sende benim sana baktığım gibi bebeğine özenle ve şefkatle bak meleğim.

 

 

Kuzucuğum

30,07,2004

Biliyor musun bugün bir İnternet sitesinde bir annenin kızına yazdığı bir mektubu gördüm. Ayrıca buna ek olarak benim sana tuttuğum gibi oda sana tutmuş. Ama o ay ay yazmış yaşadıklarını. Neyse onun yazdığı bir yazıdan sana bir bölüm bırakıyorum tatlım.

 

“Seninle yaşadıkça hissediyorum ne kadar sevdiğimi , ne kadar sevildiğimi. Seninle büyüyorum yeniden. Bana kattıklarınla , benim sana katmaya çalıştıklarımla. Daha olgunum artık. Hatta daha duygusal . Hayat daha gerçek artık bana. Artık kızmıyor, sinirlenmiyorum her olaya. Daha sıcak bakıyor yaşam bana. Olumsuzluklara yer yok artık benim dünyamda.

Hissediyorum aramızdaki sıcak bağı. O kuvvetli sevgiyi. Hissediyorum ! anlamlı bakışlarından, benimse gözümdeki yaşlardan. Evet gülüyorum seninle olduğum için. Her halini seyretmek... Gülmen , yürümen , koşman, oynaman, öpmen seni sen yapan her hareket sevgi eşliğinde güldürüyor beni .Büyük bir haz veriyor bana. Ağlıyorum , içimde yaşadığım ,bazen beni bile korkutan o büyük sevgine ağlıyorum. Ama yüzümde bir tebessüm ile ağlıyorum.

Yeni bir kitap yazıyoruz aslında . Yazar sen ve ben kızım. İkimiz yazıyoruz , ikimiz çiziyoruz . Sen yepyeni tecrübelerinle , öğrendiklerinle . Ben ise araştırdıklarımla , sana sunmaya çalıştıklarımla. Ama en önemlisi bir anne ve bebeğinin birbirine duyduğu o muhteşem sevgi ile...

Düşünüyorum her zaman seni. Seninle ilgili planlar kurmaktan alamıyorum kendimi. Senin adına karar vermek değil asla bu düşünceler. Sadece her anne babanın engelleyemediği güzel düşler bunlar. Düşünüyorum sensiz yaşayamayacağımı. Hatta çıldıracağımı. Nasıl bir sevgi ile girdin hayatıma. Tarifi mümkün olmayan. Öyle büyük duygularla bağlıyım ki sana. Aklımdan geçenleri anlatamıyorum . Sana olan sevgimi anlatamıyorum sanırım. Yetmiyor kelimeler , yetmiyor sevgi ifadelerim. Sanırım ne kadar uğraşsam da sana anlatamam bunu.

Haykırsam , çığlık atsam , seni defalarca öpsem , koklasam , her an seninle olsam , sıcaklığını duysam da hayır... Ben daha da çok seviyorum seni. Daha da...

Daha fazla yaşamak istiyorum artık. Daha fazla seninle olabilmek için. Daha fazla sevmek diyemeyeceğim , çünkü benim sevgimin bir üst noktası olabileceğini düşünemiyorum.

Yetmiyor tüm bunlar. Kafi gelmiyor bana. Seni anlatamadığım kadar çok ama çooookkk seviyorum KIZIM... Selinim ...”

ANNEN

 

işte yazı bu... aslında garip olan bu yazıyı okudum yazan annenin adı Tuba imiş. Düşünsene sen ve ben gibi. Eğer bulabilirsem ona bir mail atmak isterdim. Birçok ortak noktaya sahibiz. Bebeklerimizin isimleri aynı, bizim isimler aynı, oda gelişmeleri takip ediyor vs. kim bilir bizden başka daha ne anneler vardır böyle gelişmeleri yazan. Allah ‘ım herkese bir çocuk nasip etsin inşallah. Seni çok çok öpüyorum tatlı kızım.

 

 

Minik tomurcuğum

05,08,2004

Canım kızım bugün sağlık ocağından geldiler. 7,500 geldin. Ama boyun 4 cm uzamış 72 cm olmuşsun. Herhalde 1 yaşına kadar 9 kilo olacaksın. Normalde bir yaşındaki bir bebeğin boyu 75 cm oluyormuş. Buna dayanarak uzun boylu olacaksın sanırım. Neyse artık herhangi birimiz çak dediğinde hemen ellerini uzatıyorsun. Gözlerin her şeye merakla bakıyor. Hepsini tutmak istiyorsun, özellikle de halıda en ufacık bir kırıntı veya çöpü tutmaya çabalıyorsun. Senin gelişimini izlemek öyle keyifli ki... insan şaşırıyor. Hala doğru dürüst anne demedin. Alınıyorum ama bilmiş ol. Sanırım babacı olacaksın. Bende babamı daha çok severdim. Ta ki evlenip çocuk doğurana kadar. Annemle hep zıtlaşırdık ara sıra. Ama şimdi tamamen anneciğim diyebilirim. İnsan bebeği olunca annelerin değerini daha iyi anlıyor. Allah sanan da gösterir umarım anneliği. Eh artık doğum günlerimizi de birlikte kutlarız sanırım. Tabi sen genç kız oldum ben büyüdüm artık arkadaşlarımla kutlamak istiyorum diyene kadar.

Ne kadar çabuk büyüyorsun. Ama senin peşinden bizde mahvoluyoruz. Şimdi uyuma çabalarındasın. Umarım uyursun da bende biraz dinlenirim. Rejime başladım da onun verdiği halsizlik ve açlık duygusunu bastırmaya çabalıyorum.

 

 

Miniğim

09,08,2004

Tatlı kızım benim. Sen nasıl böyle güzel kokabiliyorsun anlayamıyorum. Allah ‘ ıma şükürler olsun. Çok çok mutluyum. Senin yanında olmak harika. Aralarda beni kızdırsan da seni çooookkk seviyorum bebeğim. Bugün kendi başına oturur pozisyondan emekleme pozisyonuna geçtin. Şaşırdım. Ağzım açık kaldı. Tek çıkan ses aaaaaa oldu J. Hemen kucakladım seni dayanamadım ve öpücüklere boğdum. Sonra banyo yaptık. Artık neredeyse günde 2 kez yıkıyoruz seni. Ama şansımıza hiç pişik sorunumuz olmadı. Sende suyu bir seviyorsun ki sorma. Sen benim için dünyalara bedelsin tatlım. Bugün ayrıca nanana ve mama demeye başladın. Anne gibi bir şeyler de çıkıyor. Bakalım umarım 1 yaşına gelemeden doğru dürüst dediğini duyarım.

 

 

Güzelim

17,08,2004

Bir tanem benim. Bugün sarılık ve kızamık aşılarını oldun. Her iki kolundan da vurdular. İçim parçalandı her zaman ki gibi. Senin ağlamana dayanamıyorum. Arada sana kızıp bağır samda çok çok seviyorum seni. Artık arada anne gibi bir şeyler çıkmaya başladı. Nanana deyip duruyorsun. Senin bu hallerini görmeye bayılıyorum. Ayrıca artık oturma pozisyonundan emekleme pozisyonuna rahatça geçiyorsun. Babamız izinli bugün hep birlikte harika bir gün geçirdik. Seni bol bol öptük durduk. Neyse canım geç oldu artık uyumalıyım sonra görüşürüz tatlım.bye...!

 

 

Bebişim

22,08,2004

Canım bugün ilk emekleme hareketlerini yaptın. Ardından birer adım derken emeklemeye başladın. Çok sevindik. Şimdi odadan çıkmaya ve yeni keşiflere doğru ilerlemeye çabalıyorsun.seni çoook seviyorum canım kızım.

 

 

Canım pamuğum

30,08,2004

Güzel kızım benim. Artık emeklemeye başladın. Tam üç gün sürdü emekleme hareketlerin. Sonradan birde baktım ki benim güzel kızım emekliyor. Allah!tan kızımın akrep ,ilk çocuğumun kız ve emeklemesini görmeyi istemiştim. Hepside kabul oldu. Çok mutluyum.

Babamız Erzurum da canım. Salı günü gitti. Bugün 1 hafta olacak gideli. Artık sana da eskisi kadar yazamıyorum. Evin işleri uzun sürüyor ve sende eskisi kadar çok uyumuyorsun. İşler yarım kalıyor böylece. Şimdilerde en çok müzik dinlemeyi seviyorsun. Sana kral TV’yi açıyoruz. Bazen sende şarkılar (aaaaaaaaaauuuuuuuuayyyaaayyyyaa) söylüyorsun. Bazen de oynuyorsun. Oynamanda otururken öne arkaya veya sağa sola sallanman. Sana baktıkça gülesim geliyor bu hallerine. Ama hala doğru dürüst anne demedin ve ağlarken baba diye ağlıyorsun. Ama alıştım artık. Babanı çok özlüyorum.

 

 

 

Tatlı kızım’ a

05,09,2004

Biricik kızım bugün anneannenlere gittik. Orada biz gel gel deyince sende del del dedin. Sevindim her ne kadar halaaaa anne demesen de çok seviyorum seni. Babamız hala dönmedi ve ayın 13,’üne kadarda dönmeyecek. Üzgünüm. Sana az önce ağrı kesici verdim. Artık geceleri daha sık uyanıyorsun. Sanırım dişlerin seni rahatsız ediyor. Umarım rahat bir uyku çekersin bebeğim. Tatlı rüyalar. Rüyanda babacığını görmen dileği ile. Bay bay

 

 

Selam pamuğum

17,09,2004

Miniğim artık gitgide daha da akıllanıyorsun. Seni öyle çok seviyoruz ki sen bizim için her şeye bedelsin. Artık gel gel demeyi ve hadi yi söyleyebiliyorsun. Kendi kendine kalkmaya uğraşıyor, koltuklara tutunarak diz çöküyorsun. Emeklemende hızla artıyor. Geçen gün kapının arkasına yapışıp dikelmeye çalıştın bende mutfaktaydım. Sonra kapı kapandı ve sende arkasına kalktın. İçeri giremedim. Zor şer kolumu sokup seni oturttum da ancak öyle girebildim. İyice yaramazlaştın. Babaannen ve seninle zor baş ediyoruz. İkimizi de yormaya başladın.

 

 

Minicik kelebeğim

22,09,2004

Tatlım bugün ilk dişin çıktı. Üstten aynı benim sülalemdeki gibi. B

12/11/2003

B i R D o Ğ u M M a S a L ı

Anne, bebeğine ilk hamile olduğunu öğrendiğinde şok olmuş. Beklenmeyen bir sürpriz gibiymiş. Oysaki bundan önce yaptığı testler hep negatif çıkmış.

Gel zaman git zaman 9 ay su akıp gitmiş. Anne, bebeği doğacağı için heyecanlanırken; doktorların verdiği 19 Ekim tarihi de geçmiş. Ama bebek daha doğmak istemiyormuş.

Anne, içten içe bebeği karnında ölecek diye korkuyormuş. Aradan 2 hafta daha geçince doktora gitmişler. Doktor “her an olabilir” diye söylemiş anne ve baba adayına…

3. haftada artık anne iyice paniklemeye başlamış; kesin bir şey oldu, bebeği öldü diye. Doktorlar bebeğin yaşadığını ama biraz daha beklemeleri konusunda anneye telkinlerde bulunuyormuş sürekli. Ama anne yüreği kaldıramıyormuş bu acıyı.

Sonra bir gün annenin öğlene doğru sancıları başlamış. Günlerden 11 Kasım’mış. Doktorlara nasıl da kızıyormuş anne, erken bir tarih söyledikleri ve onu yanlış bilgilendikleri için.

Anne ağrılara dayanamayıp ağlayarak hastanenin yolunu tutmuş. Ultrasonda bebeğin yaşadığını ve doğuma hazırlanmaya başladığını görmüşler. Anne heyecandan ölecek gibiymiş, bir panik dalgası üzerinden geçip duruyormuş sanki. Ama doktorlar muayeneden sonra 1cm açılma olduğunu belirtip anneyi dinlenmesi için eve göndermişler.

Anne istemeyerek evine dönmüş, bir yandan da “bu sancılar daha kötü nasıl olabilir?” diye içinden düşünüyormuş. O an bile bu ağrılar acı veriyormuş anneye.

Fakat gece olunca anne iyice kötü durumdaymış. Sürekli ağlıyor, karnını tutuyormuş acısından. Eşi ve kayınvalidesi de dayanamayıp hastaneye gitmişler. Bir ramazan günüymüş. Daha evdekiler iftarlarını bile açmamışken tutmuşlar hastanenin yollunu. Anne 2. muayeneden sonra hala 1cm olan rahmi için doktor isterse hastanede kalabileceğini, istemezse eve gideceğini söylemiş. Saat 18:00 imiş. Anne hastaneyi daha güvenli bulup orada kalmış. Ama dışarıya söyleyememiş durumu, hemşireye rica edip eve gidebileceklerini, daha doğumun uzun süreceğini belirtmesini istemiş.

Kendini hiç bu kadar çaresiz hissetmemiş anne. Zorlukla duruyor, acısı onu ezip geçiyormuş. Sabah olduğunda hala hiçbir açılma belirtisi olmamış. Gelen doğuruyor ama bizim annede hala açılma olmuyormuş.

12 Kasım saat 09:00 civarı ebesi belli olmuş. Ebe sürekli anneyi kontrol ediyor, beline bir alet bağlayıp bebeği dinliyormuş. Bu arada anneye sürekli vitaminler, ardından suni sancı serumu verilmeye başlamış. Annenin sonunda saat 12:00’ye doğru rahminin açılması 5cm’i bulmuş.

Anne artık bayılacak gibiymiş. Sürekli kusuyor, içinde kalan ne varsa çıkarıyormuş. Diğer annelerde böyle şeyler olmadığını görünce panikliyormuş. Ama dayanıp diğer tüm anneler nasıl doğuruyorsa onun da doğurabileceği aklına gelmiş. Üstelik iyi bir hastanede kontrol ediliyor, ebesi ona yakın davranıp yardımcı oluyormuş.

Ve büyük an gelmiş çatmış. Anne artık istemsiz bir şekilde ıkınmaya başlamış. Ebesine seslenmiş. Hemen doğuma almışlar. Doktoru yıllık iznine çıktığından yanında değilmiş. Ama anne bunu düşünmüyormuş bile. Bebeğinin sağlıklı olması için her şeyi feda eder dereceye gelmiş.

Saat 14:30’da doğum başlamış. 1 kez ıkınmış, bebeğin başı belli oluyormuş. Yardım için bir de görevli çağırmışlar. O da annenin karnına bastırıp yardımcı oluyormuş. Ebe böyle olmayacağını, kesmek zorunda olduğunu belirtmiş. Anne kabul etmiş ve 2. ıkınmadan sonra ebe bebeği annesinin karnından çıkarmış. Hemen bir çığlık...

Bebek güvenli ortamından ayrıldığı için kızmış onlara geri dönmek istemiş ama bir kadın onu temizlemeye başlamış bile. Giysilerini giydirmiş. Anne hemen saate bakmış 14:40, anne bu saati hiç unutmayacakmış.

Bu arada ebe de annenin dikişlerini yapmış. Tam 4 dikiş atılmış anneye. Sonra sedyeye bindirip götürmüşler odasına.

15 dakika sonra bebeği getirilmiş annenin. Hemen sulu göz anne ağlamaya başlamış. Duyduğu gurur gözlerinden okunuyormuş. Eşi gelmiş anneleri ve babaları ile birlikte. Onlar da çok mutlularmış hem anne hem de bebeği sağlıklı diye.

Bebek tam 3,800 kilo gelmiş, tombiş mi tombiş, çilek gibi kırmızı bir bebekmiş. Annesini adını fısıldamış bebeğine; “Selinnnn... Benim bebeğim.”

Daha sonra evlerine dönmüşler ve hep mutlu yaşayan bir aile olmuşlar. Bir doğum hikayesi de böylece sona ermiş.

Onlar ermiş muratlarına biz çıkalım kerevetine...